page_content stringlengths 1 4.1k | metadata dict |
|---|---|
ra Mustafa Paşa'nın durmadan bizi dikizleyen bakışları, bir ke
re bile elini tutamadığım halde Alma'nın içimi kavuran ateşi...
Allah biliyor ya, senfoniyi nasıl dinlediğimi, ondan ne anladığı
mı hatırlamıyorum. Off, of, ben de az şey yaşamadım canım, şu
sandalların haline baksana!.
Parmaklarının arasındaki palamut... | {
"page": 119,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
gelmişim. Ah Faruk, benim yeni genç dostum, bugün İspan
ya' dan dönmüş olsanız, ben de eve dönmüş olsam, telefonla
beni bulsanız, dersiniz ki: A, ama yemeklerinizi bukadar za
man yapayalnız yemeniz yeter. Hadi çıkıp birlikte yiyelim. Şa
rap içeriz. Yarım kalan konumuza döneriz, yine Gottfried
Benn' den konuşuruz, ... | {
"page": 120,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
de, hala o dönemmiş gibi, onlar da olduklarından başka türlü
yaşıyor, düşündüklerinden başka türlü hareket ediyorlar. Ben ...
Ben ... "
Kendisinin kendine nekadar yabancı kaldığını söyleyecek
ti, titizlikle, orta yerinden bölünmemek için tarihin ve yazının
içine çekildiğini, buna benzer bir şeyleri söyleyecekti . ... | {
"page": 121,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
işini sürdürmüş; ağaçların, kuşların dilini öğrenmiş; ama anne
si onu ille okutmak istediği için, tutmuş kente göçmüş. Bakkal
lık falan ederek oğlunu okutmuş. Oğlan mimar çıkmışsa da ey
lemci bir gruba katılarak mimarlığı boşlamış. Türlü türlü hüc
relerde görev almış. Bu yüzden, Milena'nın aristokrat babasının
hem... | {
"page": 122,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Yanına düşürdüğü palamutu alıyor, cebine koyarken o da
Faruk' a gülümsüyor sanki: Palamutu bir yana atamadım, da
lından düşmesinden sorumluymuşum gibi...
Burada, birkaç ayın içinde özleyeceği kimselerin de olaca
ğını sanmazdı. Asafı özlüyordu, Faruk'u tabii; Nur'u özlüyor
du, hele Clea'yı. Utanarak da olsa, Clea'y... | {
"page": 123,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Bu yükün ağırlığı altında ezilmek istemiyor. Yıllarca özle
mini çektiği yeni, geniş ufuklar perdesi böyle kapanabilir mi?
Hemen Faruk' un güleç yüzüne, diri sesine sığmıyor yine:
"Bakın ne diyeceğim. Belki biliyorsunuz, Goethe, bir dü
kün davetlisi olarak savaşı izlemeye gitmiş. Orada, silah sesle
rine, top ateşle... | {
"page": 124,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Kendisinin de canı çekmişti, ama genç dostuna, bir tane de
bana versene, diyemedi. Geri dönüp bir sepet de kendisine al
ması tuhaf kaçmaz mıydı. Hani, biri ne yapıyorsa onu yapmak
istiyormuş gibi? Kişiliği yokmuş gibi?
Nesrin. O eski, uzun dostluk. O sevgili.
Nesrin, tabağında ne varsa, bir lokma da kendisine tatt... | {
"page": 125,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Nuı'un getirdiği bembeyaz pıtrak çiçekli saksı çiçeğine daha
sık su vermek gerek. Baygın baygın kokuyor. Bu koku, bodrum
kahndan yükselen ağır kokuyu bastıracak, diye umuyor. Saksı
ya bu sabah su vermiş miydi? Yoksa, çimlerin, bahçe çiçekleri
nin arasında onu unuttu mu? Nuı'un o güzelim fulya'sını unu
tacağı aklın... | {
"page": 126,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Güneş nekadar yükselmiş. Yine de üstünde sabahın serinli
ği var; ışınlar ılık dokunuşlarla dizlerini, parmak uçlarını okşu
yor. Kalkması, markete kadar yürümesi gerek, ama kendisinde
kımıldama isteği duymuyor. Evet, çok hoş bu ışınların dizleri
ni, çıplak ayaklarını okşayışı. Daha ilk günden, Clea'nın öpüş
leri gi... | {
"page": 127,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Ama işte artık korkutamaz, bitti. Bodrumdan kokular yükselir
ken evden çıkmadı mı? Hayır, evden çimleri suladıktan sonra
çıktı. Islıklarla. Markete gidecek, kenti dolaşmaya çıkacak yine.
Ulusal Kitaplığa da gidecek. Alma'nın ayak bastığı sokaklara
ayak basacak. .. Clea'nın ...
Çok yürümekten yorgun, Michaeler Plat... | {
"page": 128,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Freyung köşesinde durup dururken neden o Prense rastladığı
nı, aynı Prensi bir kere de bir Kontla birlikte gördüğünü, ko
nuşmalarını nasıl işittiğini, işittiklerini nasıl olup da buraya ka
dar taşıdığını bulmaya çalışıyordu. Kazının az berisinde, bur
nunda hep geçmişin kokusuyla ... Çürük armut kokusu değil
hayır,... | {
"page": 129,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
bu sırada, ardında nal sesleri, tekerlek lıkırtıları bırakarak Balo
Sarayı'na doğru uzaklaşıp gitti. Arabanın içinde gençten üç Ja
pon turist kız vardı. Saçlarına tüyler, yüzlerine maskeler tak
mışlardı, karnaval eğlencesine gidiyorlardı. Herkes o yana gidi
yordu. Demek cinayeti kimse görmeyecek . Küvete dolan su
... | {
"page": 130,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Sessiz bir yanıt geldi:
Kireç ocağına düşmüş!
Perdeleri inik araba yoktu. Madeni tokalı rugan barok
ayakkabıl ar, kısa beyaz tombul bacaklar yoktu. Ceset falan yok,
ama dantelalı bilekler duruyordu nedense. Bol dantel yığını
ucundaki ipek eldivenli eller duruyor, eldiven üstüne, başta
işaret parmağı olmak üzere p... | {
"page": 131,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
kineli tüfek, fırın, fıçı ... derken bir can kaldırılıp toprağa ahlır,
çarçabuk geçmiş kılınır; kokmaz, bulaşmaz; buharlaşır.
Sultanahmet'te dolaşırken, Topkapı'nın ya da Dolmabah
çe'nin önünden geçerken gördüğü hayaller çocuklukta, ilk
gençlikte kaldı. Ham hayaller ... Tarihe karışıp kaç kere iV. Meh
met şenlikle... | {
"page": 132,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Kuşlardan biri, küçük kanat çırpışlarıyla havalanıyor. Park
ta ilk köpekli belirmiştir. Kendisi gibi erken uyanan, yalnız,
yaşlı biri, bir kadın, tasmasını da, ağzındaki tel kafesini de çıka
rıp köpeğini özgür bırakmış. Hayvan, çimlerde yıldırım hızıyla
koşarken sahibesi, kocaman terlik ayakkabılarıyla ağır gövdesi... | {
"page": 133,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
kelerden. Bir cep kitabıydı. Venedik'te Ölüm'e, kendi zamanında
değil, geçmişte, barok çağda yaklaşmayı denemiş bir roman.
Adı da, herhalde büsbütün Venedik'te Ölüm'e yaslanmadığını
belirtmek üzere, Viyanalı Ölüm idi. Güzellik ve ölüm. Süslülük,
çılgınlık, tutku ve veba. Ölümü karnavallarla kovalayış. İlkel
insanl... | {
"page": 134,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Prens de arabasının penceresinden başını uzath, takıldı:
"Ah, demek zatialiniz ? Lütfedip söyler misiniz aziz Kontum, bu
ralarda, bu toz toprak içinde ne arıyorsunuz böyle? Malikanenizin in
şaatı bittikten sonra, şimdi de komşunuzun fakirhanesine mi gözdikti
niz yoksa?"
Kont altta kalır mı? Tabii ki kalmıyor.
Mer... | {
"page": 135,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
manın, delikdeşik bluciniyle el kadar fanilasını ardından fırlat
manın yorgunluğu. O geceyi yok, olmamış saymaya çabalama
nın, asıl bunun yorgunluğu. Prens' e de bak: Geçmiş erir, kan ve
alınteri buharlaşır, havaya karışır gidermiş!
Tuna'ya, demek istiyor. Tuna'nın sularına karışır gider, ku
şatmadan artakalan ces... | {
"page": 136,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
kenarları sırma püskül, ortası armalı kayık biçimi şapkasını çı
karıp bir baletinkine benzeyen el hareketiyle Prensi selamla
makta şimdi; bocurgatların artan gürültüsünden ötürü sesini
daha da yükselterek:
"O zamana kadar, kentimizi kuşatan duvarlar içimizi de kuşat
mış olmasın da ... " demektedir.
Ca .. Ca .. Ka... | {
"page": 137,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Kulaklarda Fısıltılar
Giorgio de Chirico, bankta oturanın kulağına yeniden fısıl
dıyor: Yalnızca gözlerim kapalıyken gördüklerim gerçek.
Usulca yumuyor gözlerini.
Yunus'u uçak terminaline kadar bile geçirmeye gitmeye
cekti. O kadar erken kalkmayacak, keyfini bozmayacaktı.
Uyanmıştı, ama gözlerini açmıyordu. Artık... | {
"page": 138,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
"Havaalanına !" demesin mi?
Komşu, bir oldu bittiyle karşılaşmıştı herhalde. Durumdan
hiç de hoşnut görünmüyordu. Ama sesi de çıkmıyordu. Kuzu
kuzu çantaları yerleştiriyord u.
Yunus' a bakıp kaldıydı: Dernek böyle? Dernek bu evde bu
kadar zaman birlikte kaldığımız, Viyana'yı ama hoşuna gide
rek, ama gitmeyerek bi... | {
"page": 139,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Marketten pırıl pırıl su yeşili bir çamaşır ipi almıştı, nerede
o? Boşver. Ustura da olabilir. Parmaklar da işe yarar. Hayır kü
çük beyciğim, küvete ben uzanmayacağını, zatışahaneleri uza
nacaklar. Böyle işte, böyle-böyle ...
Kitapta anlatılan ölüm, Viyanalı bir ölümdü. Başka hiçbir
yerli olamazdı. Ne işçilerin ağ... | {
"page": 140,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
rünenler tutmuş; Amerikalılardan çoktan boşalmış Mozart
Kahvehanesi'ne Azar Cumhuriyetlerinden gelenler Napol
yon, Marie Antoinette, Robespierre, hatta Petain, De Gaulle,
Sartre ve Simone de Beauvoir kılıklarıyla doluşmuş; Japon
Dükalığı'nın üyeleriyle Nijerya İmparatorluğu'nun emekli ge
neralleri, karıları ve kız... | {
"page": 141,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
perukaları, ellerinde yelpazeleriyle altın yaldızlı koltukların
da mehtaba karşı yelpazeleniyor , imamın kızını kıronun oğlu
na münasip görüyorlar . İki karnaval arası düğün dernek ka
villeniyor.
Karnaval, düğün, hatta Çamlıca bahçelerinde çalınan saz
lar geriliyor. Çünkü bu sefer de parkın alt ucundan, bir önce
... | {
"page": 142,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Yunus'u şu küçük kiliseye götürmüştü de!
Hani geçmişin kokusu yoktu?
Her adımda sıçrar olmuştu: Şimdi vebalı bir kentin üstün-
de yürüyorum .
"Oraya da gideriz Yunus' cuğum."
"Ne zaman? Vakit daralıyor. Ben daha ... "
"Pekala, sen istersen hemen şimdi git."
"İki metro biletiniz var mı?"
Biletleri alıp gitti.
Ak... | {
"page": 143,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Ne spor yapan, ne araba kullanan, ne köpek gezdiren biri.
En sonunda bukadar farklılaşabileceğini özellikle köpeksizliği
ne borçlu biri.
Süpermarketin yanındaki tütüncüden resimli bir kart aldı.
Kartın arkasına yazdı:
Nesrinciğim, değerli dostum, nekadar tenhalaştığımı bir
bilsen! Ruhumun vücudumdan ayrıldığını, ... | {
"page": 144,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
du, ama direklerde, fenerlerd e tek tek asılı yazlık iskarpinler
buralarda çok yalnız ruhların gezindiğini haber vermekteyd i.
Oysa, az yukardaki kır lokantasından kahkahalar işitiliyor
du. Bahçe kapısının üstüne çam dalı asılmış, altında küçük ışıl
ışıl bir lamba yanıyor, insanın içini de aydınlatıyor. Birkaç so
... | {
"page": 145,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
tüyordur. Ayaklarında açık, ökçeli iskarpinler değil, on altı
düğmeli, bilekleri tafta kaplı botlar ... Walter Gropius'la trende
acele bir sevişme için bukadar kalabalıktan nasıl soyunduğu,
birkaç ay önceki gibi hala aynı merakla aklını kurcalamakta.
Clea, ikinci buluşmalarına, o herkesin giydiği beyaz basket
pabu... | {
"page": 146,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Bunları hep, Clea'yla ilk yatışımdan sonra düşündüm, an
lamlandırdım. Şunu da: Yunus'la burada bir süre birlikte olma
saydık, onun ta dört yıl önce evime ilk gelişinde, çalışma oda
ma girer girmez divana nasıl oturduğunu unutup gitmiştim.
Aklımda bile yoktu.
Sık sık telefon ediyordu. "Hocam, filanca dergideki dene... | {
"page": 147,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
bildik. Çünkü, kendimizden bile gizledik, her yahp kalkıştan
sonra, sanki hiç olmamışa getirdik. Clea ile hiçbir güçlük olma
dı. Yunus gelene kadar. Aman yarabbi, o bilmesin de, hiçbir şey
sezmesin. Yaşayabileceğim son tensel aşk. İlk hatta. İlk ve son.
Dün, Clea'yla birlikte oturma alışkanlığı edindiğimiz kahveye ... | {
"page": 148,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Ormanın üstünden bir uçak geçiyor. Kimbilir, Clea belki de
bunun içindedir. Kanada'ya geri dönüyord ur, ülkesine. Eğer
öyle ise bitti. Bir daha görüşemezler. Adresini bile almamış.
Batıda, gökyüzünde birkaç sıcak bulut dolaşıyor. Uçak bu
lutların kızılımsı sarı aydınlıklarını yararak yükselip gidiyor;
hayatın ve h... | {
"page": 149,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
"Üşümüşsünüz siz," diyordu.
Sonra da ekledi:
"Nekadar biçimli ayakların ız. var. Onları öpmek istiyo
rum."
Aman nasıl olur? Hızla doğrulmuş, battaniyeye sarınarak
yatağın bir ucuna kaçıp oraya büzüşmüştü. Bir kere, ayakları
nın ne olur ne olmaz, kokması, ömrünü kaplamış en büyük
korkularından biri, başlıcası. Ne... | {
"page": 150,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Birlikte yatana kadar, 'siz'di, ama sonra 'sen' olmuştu.
Duşun altında yeniden seviştiler. Niye kendinden saklasın
ki, bunda da Clea'nın büyük yardımı oldu.
Gökyüzünde uçağın izi bile kalmayınca, o da sanki ömrü
nün en uzun, en kısa, en tatlı, en baharatlı, en yumuşak, hem
de en gaddar, acımasız yazını bitirmiş ol... | {
"page": 151,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Kralı Jan Üçüncü Sobieski ve müttefikleri toplaşıp hücuma geç
memişler mi? Elli binlik mi, atmış binlik mi bir ordu, fırtına hı
zıyla yaklaşıyor. Yeniçeriden arabacı da meğer zaten Baden Ca
sino' dan Merzifonlu Paşa'yı almak için gelmiş, bekliyor; Anto
nia işte tam bu en hassas anda arabacının sinirleriyle oynayıp ... | {
"page": 152,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
yolun alhnda silkeleyiverirler dedim şimdi yeni bir bilet alın
ması gerekecekmiş Bülent'in plak sabun paralarını da çaldır
dım artık siz ödersiniz değil mi Hoca somon füme seviyor boş
ver bir duş alırım sonra biraz uzanır kitap okurum dinlenirim
bakalım belki Faruk telefon eder belki Asaf çıkagelir artık bu
günler... | {
"page": 153,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
çalışanlara anlatamazsa, artık dön dur yiyecek içecekler arasın
da. Her seferinde de gözü değişik bir şeye takılır.
İçerisi fazla kalabalık değil. Beklediği gibi serin de değil.
Donmuş yiyeceklerin başına koşarsa belki serinler: Ah işte, saç
ları erkek gibi kesilmiş profesör halli kadın bana yine bir şey
soruyor. ... | {
"page": 154,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Daha dönüş gününe bir hafta varken, uzanıp serin yiyecek
ler bölümünden ağırca iki paket isli somon almakta, tekerlekli
alışveriş arabasının içine koyvermektedir. Hem sanki orada,
büyük şık marketlerde isli balığın köküne kıran girdi de ... Ke
pekli ekmeği alamadıl ar, zaten Yunus bunun için çaba göster
medi. Keşk... | {
"page": 155,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Yunus'tan 'kurtulur kurtulmaz' onu aramaya koştu. Utan
cından oteline gidemezdi, fakat her gün uğradığı kahveye son
bir defa uğrayabilir diye, alışık bulunduğu saatte uzun süre
bekledi, Clea gelmedi. Neden gelmedi? Neden gelsin? İlişkiniz
mi sürdü, yoksa burada buluşmak için sözleştiniz mi? Son gün,
insanın yenide... | {
"page": 156,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Utanıyor, sonra utancından dehşetli utanıyor, gözlerini
önüne, masayla kamı arasına dikmiş, ağzından tek sözcük çık
mıyordu.
Bu da başka bir kentor türü: Bir yandan tarihin bilgisiyle
yüklü, çeşit çeşit çağlar, yüzyıllar içinde yürür; oralardan çeşitli
manzaralar çıkarıp üstüne denemeler yazar; bir yandan şiirleri... | {
"page": 157,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
kelliğiyle ayrılmazdı. Yoo, tabii ki Yunus'a Clea'yla çok özel
ilişkisini açıklamamıştı. Yalnız alay edilmekten çekindiği için
değil, çok özel ilişkilerin öte yanına, karşı tarafına her zaman
çok özel bir saygı duyduğu için de. Daha çok, bir 'vicdan ağrı
sını' dindirmek isteğiyle galiba, şöyle dediydi:
"Pek akıllı... | {
"page": 158,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
taplığı yeniden görmek isterim doğrusu. Giderken yolda Durn
stein Kalesi görünür. Buranın bir efsanesi var. Biliyorsanız an
latmayayım. Emin misiniz? Herhalde biliyorsunuz, fakat unut
muşsunuz. Hani, şöyle bir şeydi: bin yüz doksan birlerde bir
gün, Kudüs'e doğru Üçüncü Haçlı Seferi'ne başlandığında, As
lan Yürekl... | {
"page": 159,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Harry Lime de bu filmdeyd i. Ama kızla adamın ayrıldığı köşe
neresiydi, o kahve? Clea, Anton Karas temasını çalıyor. Bunu
çıkarabilmesi bir mucize! Kendisi de ıslıkla katıldı. Temayı bir
likte, gözgöze bakışarak mırıldandılar . Kendilerinden sonra ge
lenler Karas'ın bu temasına yabancıydılar. Bu temaya savaş
sonra... | {
"page": 160,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Dün, Michael Platz' da yalnız Prenslere, Kontlara rastlama
dı. Yalnız ölüme ve toprak kurtlarına değil. Clea'yı ararken,
hem saray eczanesinin duvarı, hem karşı köşe bu sefer sahiden
'görülmüş' oldu. Bir şeyi ilk defa 'görünce' de:
"Clea ... " diye hemen hemen inledi. "Clea, rüzgarın nişanlı-
sı. .. "
Az önce göky... | {
"page": 161,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
ce, bir yandan karşısındaki yapılara bakıyor, bir yandan Nes
rin'e kafasından şöyle bir kart daha atmış bulunuyordu:
Üstünde resmini gördüğün yapıya tam anlamıyla Barok
denemez. Ama kapıların, pencerelerin kıyılarında barok süsle
meler var, her pencere kıyısına heykeller ikişer ikişer konmuş
bak. Her şey, yetinmes... | {
"page": 162,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Gülüyor, gülüyor, gülüyor. Gözlerinin yumulu olması yet
miyor; sımsıkı, sımsıkı kapıyor onları, daha daha, göz kasları
elverdiği oranda kapatıp kısıyor:
"Ne düşünüyorsun Yunus?"
"Viyana'ya kiminle gelsem daha iyi olurdu acaba, diye ... "
Yunus'un giderek apaçık bir küstahlık edinmiş karanlık
gülümseyişi. Bu gülüm... | {
"page": 163,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
giderlerini güç bela denkleştirmiş, parasını çaldırmış, her şeyi
bilirkişi arkadaşının özel traş losyonuyla ısmarladığı plakları
başkasına aldırmaya zorunlu kalmış birine benzemiyor.
Bunları kafasından çarçabuk sildi. Herkesin hesabı kendi
neydi. Ayıp etmeyelim. Kırılıp yarılan bir şeyler varsa, şu son
günlerin ha... | {
"page": 164,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Genç arkadaşından, eski öğrencisinden beklediği elbette
bir yemek teklifi değildi. Hiç aklına gelmedi. Ama bir şey bek
lediği de açık. Acaba ne? "Sizi özledim Hocam, kalacak yerim
olsa ben de gelirdim ... " diyerek mektuplar yazan, telefonlar
açan Yunus' a, "Hadi gel, benimle kal, evsahibimizle konuştum,
kalabilir... | {
"page": 165,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
"Ne düşünüyorsun Yunus?" diye.
Elini, yüzünü, gözlerini, kulaklarını, yüreğini uzatmış, baş
tan sona umut dolu, bekliyordu:
Sizinle geçirdiğim, bana ayırdığınız bütün bu günler çok
güzeldi. Bunun bitmekte olduğunu düşünüyor, ona üzülüyo
rum.
Yumruklarını gözlerinden ansızın çekiyor, ama gözlerini
açmadan çimlerd... | {
"page": 166,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Üstündeki gömleği atıyor, sonra şortu, sandalları: Adam
onu öyle yolun altında indirivermiş, taksi parası da yok uçağı
kaçırmış dönüp gelmiş ben ona gelme dedim bir daha görün
me ölürsün dedim zaten gece uyumamışım Antonia'sı saatin
bilmem kaçında kapıyı çalmış nerde o diye geldi yatağıma gir
mek istedi ben seninl... | {
"page": 167,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
cağım ben yanmışım madem herkes yansın herkes yansın alçak
sefil geceyarısı beni nasıl atarsın sokağa böyle çırılçıplak kim
için soyundum ben senin için değil mi katil cani o gitmedi ben
biliyorum öldürdün seni ihbar edeceğim rezalet neymiş o za
man görürsünüz siz bana Antonia demişler, Azize Antonia!
Hah hah hah ... | {
"page": 168,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
VI.
"rüzg arın nişanlıs ı"
Bir de, Roman öldü, diyorlar. Ölmek kolay mı? Roman, ar
kasında kocaman ayısı, küçücük merkebi, elinde defiyle orta
lıkta dolanıp durmakta, çalıp oynamaktadır. Üstelik, sevilsin
sevilmesin, kendini asfaltta, alanlarda, dağda bayırdakinden
daha özgür duymakta, atını alan da çoktan Üsküda... | {
"page": 169,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Yere bakan, yürek yakan, demesi kolay, ama ölmek kolay
olmadığı gibi, yaşamak da kolay değil. Dünyada kolay olan ne
var, derseniz, annemizin bizim için çiğneyip hazır hazır ağzımı
za verdiği lokmayı yutuvermemizdir. Fakat bu da yalnızca diş
lerin çıkmadığı bebeklik döneminde olur. Besbelli, bukadarcık
bir alıştırm... | {
"page": 170,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
na saklayıp, şöyle ağır ağır, tadını çıkara çıkara yemek istemek
te, bunun için dişini sıkmaktadır. Sıka sıka dişleri dökülmeye
başlayınca, andiçmiş bulunur: Emekli ikramiyesini alır almaz
kendi duvarını yıkacak, Pink Floyd bir yanda haykırırken sını
rını aşacaktır. Hayallerinde dolanıp durduğu, karnavallarına
old... | {
"page": 171,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
çoktan kuşatmıştır. Hatta, o derecede ki, örnekse, saygıdeğer ta
rih öğretmeni(miz), İkinci Dünya Savaşı'nın bitmesinden aşağı
yukarı on üç yıl sonra, on beş günlüğüne gönderildiği Fran
sa'nın Nancy kentindeki bilgi-görgü artırma gezisinde Paris'e
yaptığı iki günlük kaçamağın vicdan ağrısını, Romanın ayısı ve
defi... | {
"page": 172,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
cam bir çanak içinde yasemin çiçekleri koymakta aradıkları
olurmuş. Hatta, şaşılabilir ama, ağızlarından utana çekine bir
iki aşk sözü, sevişme lafı da çıkmıştır. Arada, büsbütün utana
sıkıla, tarihçinin evinde sevişmişlerdir. Yine aynı kayıtlardan
anlaşılıyor, Nesrin Hanım'ın uzak dağlardan, tepelerden usul
esint... | {
"page": 173,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
az önce kaybetmiş bulunmakta imiş. Titiz, temiz, eli evişlerine
yatkın, bu nedenle takma adı 'Hayalci Hanım Hoca' zaten; oğ
lan çocuğa sevgisi kız çocuğunkine eşitse de, aşırı titizliğinden
ötürü kız çocuklarına fazla yakın gelmemeye özenli. Sonuçta,
besbelli ki Nesrin Hanım ve ülkeden başka, vicdanının yakası
na ... | {
"page": 174,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
nedik-Floransa-Milano-İstanbul turu düzenleyen acentanın ka
filesine katılır. Fakat, yıldızın parladığı değil ama, tarihin çanını
çaldığı anlardan biridir: Venedik' e varışlarının daha ertesi gü
nü, henüz doğru dürüst Dükalar Sarayı'nı, Rialto'yu bile göre
memiş, saray zindanlarında katledilenlerin acısına ortak ol... | {
"page": 175,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Rialto' da ressama rastladı. Eski aşığı ona Florian Kahvesi'nde
randevu verdi, ama randevusuna gelmedi.
Bu sayfanın kıyısına el yazısıyla bir not düşülmüş: Ressam,
Kokoschka' dır.
Yatağında hırsla kımıldanıp, "Oskar Kokoschka alçağı!" di
ye homurdanmış, "aşkın kadını, sevme sanatının ustası, seni
kollarına aldığı... | {
"page": 176,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Aşkın kadını.
Sanatın kadını.
Aşk sanatının kadını.
Franz, Viyana' dan kalkıp gelmeseydi, kendisini aldatan aşığını
bütün kentte aramaya çıkacak, ondan bu atlatılmanın hesabını sora
caktı.
Üstünden yeşil geçilmiş bu satırların yanında ise şu not:
Hesap soruş. Ödetiş. O.K., cezalardan ceza beğensin!
Musil' e, Ta... | {
"page": 177,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
verdiğiniz o erkekler, hepsi sizi yalnız bıraktı. Ününden bumu
havalarda ilk kocanız, zaten sizden yalnızca kendisini mutlu et
menizi istemiş. O güzelim sesinizle şarkı söylemenizi, genç kız
lığınızda yaptığınız gibi şarkılar bestelemenizi yasaklamış, ben
cil! Sonra Klimt, ressam Klimt, yine ressam malum Kokoschka,... | {
"page": 178,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
lıp oynayıp duruyor; ne bilsin, güzellikler ve aşklar prensesi,
sanatın kraliçesi, ortaya bir 'ari ırk' fırtınasının çıkacağından
nasıl haberli olsun, 'bilmiyordu' ki ... Hayır, bilmeliydi!
İçi kavrulur: Bunu nasıl yaparsınız azizem, nasıl bukadar
kör davranıp da, Mussolini'yi, Hitleı'i desteklediğinizi söylersi
n... | {
"page": 179,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Tarihte olduğu gibi, Kamil Kaya'nın titremelerle okuduğu
kitapta da herkes intihar etmeye başlamıştır. Ya O'na da bir şey
olursa? Ya bu acılara, korkulara dayanamaz da Emma zehirin
den içerse? Ah, KORKUYORSUNUZ cancağızım, anlamaz mı
yım? Sizi korumalıyım, bir şey yapmalıyım, evet yapmalıy ım!
İçindeki yangın, dur... | {
"page": 180,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Yatağından fırlar.
Venedik'te de o kadar ateşli aşklara, kavgalara ve elbette
sanata sahne olmuş ev neredeydi acaba, hangisiydi? Florian
Kahvesi ne yana düşmekte? Alma, biten bir aşktan sonra, o
kahvede ressamla buluşmaya hangi kılıkta gitmiştir , çenesinin
altına kadar ilikli taftasını mı giymiştir? Kahvenin hang... | {
"page": 181,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Ta, Viyana' da, eski üniversitenin karşısındaki yenilenmiş
bir lokantada ilk öğrencilerinden Asaf a rastladığı son el'lere
kadar da sürecektir.
Alma'ya nişanlı bir rüzgar gibi giyinip hazırlanırken her
zamankinden temiz olmaya özen gösterir. Traş usturasıyla yü
zünde herhangi bir çizik, yara açmamaya dikkat eder. ... | {
"page": 182,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
açıklar. Gerçi konser biletleri ilk günden tükenmi ştir, ama eğer
senyor ısrar ediyorlarsa belki acenta kontenjanından bir şey
ler ...
Oradan da hemen çıkar. Yolda bir sabah kahvecisine, bir
papaza, üniversite öğrencisine benzeyen bir gence, bir de rahi
beye ayrı ayrı, "Per favore, Alma Mahler evi dove, mi scusi, ... | {
"page": 183,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Kafile, akşam otele ellerinde renkli cam bardaklar, kristal
sigara tablaları, ikişer üçer kilo ağırlığında vazolar, sürahilerle
döndüğünde ise, -unutmayalım, bunlar, geç gelmiş, uzun sür
düğü için de yeniden yeniden çarpıklığa uğramış barok bir dö
nemde oluyor,-tansiyonu düşmüş arkadaşla rının yeni bir ha
beriyle ... | {
"page": 184,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
yabiliriz. Yolculuk bu. Allah korusun otobüs bir kazaya uğrar,
otellerde bir değişme olabilir, içimizden biri hastalanır , gecike
biliriz, ortada kalırsınız. O zaman biz karışmayız, şirket mesul
olmaz, mesuliyet size aittir. Artık ne yaparsanız yaparsınız ... "
-Tamam. Peki. Oldu.-
Bütün sorumluluğu üstlenir. Senet... | {
"page": 185,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
botlar içinde, inci kolyeler, mineli broşlar takınmış bir kadını
aramaya koyulur. Avrupa' da 'ari ırk' salgını başlamadan önce,
Alma'nın Venedik'te sahibi bulunduğu söylenen, ama kendisi
nin, kovaladıkça uzaklaşan hayal gibi, bir türlü ulaşamadığı sa
ray yavrusu, Büyük Kanal kıyılarında, daha da kalın bir sis
perd... | {
"page": 186,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
kendisidir. Genç Alma'nın onun omuzunda gezinen parmakla
rı, sanat sosyetesinde ağırlığı bulunan ressam Burghardt'ın yü
rek atışlarını ölçmekte olduğu duygusu vermektedir.
Piyanodaki yüzünü şöyle bir çevirir. Aa, meğer Alma'nın
şarkısına tuşlarla eşlik eden ortayaşlı bu ressam değil, genç ve
henüz hiç tanınmamış r... | {
"page": 187,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
dökülür, sonuçta çırılçıplak ve yalnız kalır. Hala aynı ipek şal
kaplı divanda, salt kızılımsı sarı çözük saçlarının tepesinde kele
beklerden bir taçla uzanmaktadır. Anadan doğma ve gebe.
Alma Mahler, öylece, gözlerini emekli tarih öğretme
ni(MİZ)e dikmiş, bakışlarıyla onu çağırmaktadır. Umut, fısılda
yışlarla ses... | {
"page": 188,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Çiçek tozlarıyla dolu havada Mayıs rüzgarları gibi eserken,
ansızın aklına sünnetli olduğu gelir. Bunu düşünür düşünmez,
esintinin şiddeti biraz düşer, ama dinmez.
Esriklik esrikliktir. Sünnetli sünnetsiz, farketmemektedir.
İçkinin fazlasıyla hayalin ötesinin ise aynı kapıya çıktığı söylen
mektedir. Fakat bu, bir ... | {
"page": 189,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
VII.
öte/yan
Yazar da, nesli tükenmeye yüztutmuş bir okurun ince ilgi
sinden esrikleşmişti, deniyor.
Bu okur, umudunu yitirdiği, artık hiç beklemediği bir an
da belirmiş; gecelerboyu sayfalar, kargacık burgacık yazılar
arasında uğuldarken çatılara, bacalara, kalın duvarlara çarp
maktan aldığı yaralarını bereleri... | {
"page": 190,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Bu, hemen hemen ipin ucunu kaçırasıya neşeli halin salt,
okur ilgisi yanında özel kavın beyaz şarabı üstüne kahve-konyak
kremasından ileri gelmediğini belirtmek belki iyi olur. Düşünü
lürse, soluğunun tıkandığını, Alma Mahler iksirine karşın cançe
kiştiğini sanırken son zarını atmış, karşısına terbiyeli, ilgili, he... | {
"page": 191,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
ninden herhangi bir haber alamamı ştır. Kentteki ortak tanışları
Nur ile Faruk'un da yaz tatillerinden henüz dönmedikleri anla
şılıyormuş. Telefonları günün hiçbir saatinde yanıt vermemek
te. Zaten bunda ısrar gereksizdir. Geride, arasıra ilgilenmeleri
kendilerinden istenmiş yaşlı ve yalnız birini bıraktıklarına gö... | {
"page": 192,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
yerinde Ölüm' den, Şiddet' ten başka bir şey terennüm etmeyen
çeşit çeşit tarikatlar türemişti; bu da onlardan birinin üyesi ol
malıydı. Demek veba mikrobu dalga dalga yayılarak ormanın
eteklerindeki huzur dolu bu evin, o güzel sığınağın eşiğine ka
dar dayanmış ! Kendi halinde, akıllı uslu, efendi bir yaşlı ada
mı... | {
"page": 193,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
bancılar arasında, sadece hayatının yetişkin diğer yarısıyla ya
şamıştır. Belki, üstü insan, altı hayvan kentor'lardan değildi,
ancak, hayvansa da, insansa da, yarımdı, yarım! Ya altı, ya üs
tü, bir yanı eksikti. Eski hocasını yeniden görmek, hele onunla
dağ bayır dolaştıklarını, bazan uyku tulumları içinde uyuduk... | {
"page": 194,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Troçki'nin buluşup satranç oynamalarından daha büyük oldu
ğunu aklının bir köşesine yazsın.
Bu konuşma sırasında hoş hoş gülüştüklerini de anımsa
mış.
Ruhuna belli belirsiz bir hafiflik gelir. Gazete sehpasından
sopanın ucuna takılı bir gazete, bir de dergi çekerek seçtiği ma
saya yerleşir. Garsona bir bardak soğ... | {
"page": 195,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
"Ne zaman bıraktı bunları size?"
"Tam bilemeyeceğim doktor. Siz gelmeden üç beş dakika
önce olabilir. Ceketli, kravatlı, bu bunaltıcı havada, düşünün.
Gerçekten yazar mıdır efendim, ne yazıyorlar?"
Başgarson bunu sahici bir ilgiyle sorduğu için, Doktor
Asaf ın da aklından ister istemez, sahici bir Viyanalı, bir sa... | {
"page": 196,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Artık ne varsa, şu kapalı zarfların içinde var.
Dili damağına yapışmaktadır. İçkisinden bir yudum alır ve
önce küçük zarfı açar; içinden elyazısıyla yazılmış şu mektup
çıkar:
"Değerbilir okurum,
"Sizinle yeniden buluşmaya söz vermiştim. Bunun böyle
gerçekleşmesinde n başka çare yok.
"Ekteki zarfta bir dosya sunu... | {
"page": 197,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
"Bütün dosyanın düzenlenmesinde de, bu notların böyle
kurgulanmasında da kendi kaygı ve tutkularımın, geri çekiliş,
ileri atılışlarımın, özetle gözlerim kapalıyken gördüklerimin
desteğini buldum.
"Buralarda ben, tarihte ikinci defa yaşandığını sezdiğim
geç, dolayısiyle hayli çarpık bir baroka ait ipuçları arıyordu... | {
"page": 198,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
zın, meraklarımızın şiddeti olduğuna, güçlü çekimlerin önünü
kesecek mazeretlerden ise hiç yoksun bulunmadığ ımıza inancı
mın tamlığını bildirir, sizi ekte sunduğum sayfalarla başbaşa
bırakırım, efendim.
"Haaa sahi, şu Campari'yi de boşverin. Garsondan bir bar
dak buz gibi kırmızı Lancers isteyin: Ben ısmarlıyorum... | {
"page": 199,
"source": "/content/downs/Adalet Aaolu_Romantik Bir Viyana Yaz.pdf"
} |
Fakir Baykurt
BB
TırpanB
B
B
BBB
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B | {
"page": 0,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 1BB
BB1B
B
BBGÖKÇĐMENB
B
BBGökçimen'iBbilenBazdır.B
B
BBAnkara'yaBbağlıBbirBköydürBbu.BBirBküçükBtepeninBeteğindeBelliB
kadarBev,BbirBcami,BbirBdibek,BbirBçeşme,BbirByunak,BbirBçürükBokulBveB
elliBkadarBgübreliktir.BEvlerByanByana,BbirbirineBbitişikBveBtoplucadır.B
HepsininByönüBgüneyedir.BKöyünBardındaBçamı,BardıcıB... | {
"page": 1,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 2BBBAnalarının,BebelerininBdediğiBgibi,BbuBköhneBdünyanınBüzerindeB
olanlarBhepBGökçimenliBkızlaraBolmaktadır!BSankiBbirBalınByazısıdırBbu.B
Değişmez!BEpeyceBoluyor,BerkeklerBBirinciBDünyaBSavaşı'naBgitti.BSeferberlikB
oldu.BYunanıBkovdular.BCumhuriyetBgeldi.BĐkinciBDünyaBSavaşıB
oldu.BNeyinBnesi,BkiminBfesiBolduğuBb... | {
"page": 2,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 3BBB"Baksııııın!BNeBvarımışBbakmayla?"B
B
BB"Đstemiyorum!BOnaBbakBdedimBmi?"B
B
BBHavanaBkorkuylaBdoğruldu.BGideniBaraştırdı:B"Haaa!"BdediBbirden.B
AklıBsuyaBeriverdi,B"KabakBMusduBgidiyorBayBkızım!BHıyanetBköpeğinB
biridir.BKuşağıBparaBdoludur.BBaktıBmıBkötüBbakar.BSenBdeBneB
dikiliyordunBsaçakta,BelindeBayva?BTühBt... | {
"page": 3,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 4BdiyeBdüşünürdü.BBirB"Serkisof"Bsaati,BparmağındaBkocamanBbirByüzüğüB
var.BYeniByeniBtırnakBkesecekleri,BçakılarıBvar.B"(GözelBsevmekBayıpB
değil,ByasakBdeğil,BgünahBhiçBdeğil!BToprağımızdaBparayıBverenBdüdüğüB
çalıyorBçokBşükür;BkarıyıBkızıBtespihBgibiBdiziyor.BDahiBAnkara'da!..)"B
derdi.BÇakmağı,Btespihi,BiçindeBb... | {
"page": 4,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 5BB
BBDürü,BkapınınBaralığındanBbaşınıBuzattı:B"YılışıkBherif!BYokBdiyoruz,B
halaBsırnaşıyor!BDefBolupBgitmiyor!"B
B
BBHavana:B
B
BB"DurduğumuzByerde,BgördünBmüBbaşımızaBgeleniBayBkızım?BSenB
deBelineBbirBayvaBalıpBneBdikilirsinBoBsaçağaBayBDürüm?BGiderBbabanıB
bulurBşimdi!BKendirBbüküyordu..."B
B
BBCamininBdibindeBy... | {
"page": 5,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 6BhemencikBdedim."B
B
BBVelikul,BbükecinBbaşında,BKabakBMusdu'yuBgörüyor,BamaBkonuşulanlarıB
duymuyor.BKolBçeviriyorBhabire.B
B
BB"VelikulBburda...Bama?.."BdediBEskiBMuhtar.B"SeninBdediğinBkuzununB
pazarlığıBönceBikiBahbapBarasındaBaçılır.BĐstersenBalalımBkendisiniB
tenhaBbirByereBgidelim.BĐstersenBbizeBdeBgidebiliri... | {
"page": 6,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 7BBB"ĐyiBya,BbeklesinBmadem!BUrganBbüküyoruz!"B
B
BB"AksilikBetmeBulan;BbükeciBverizBkomşulara!BTireBsicimiBolacakB
değilByaBseninBdanalarınBipi!BHaBbiz,BhaBonlar!BKomşularByapıverir.BBizB
deBgiderBkonuşuruz!"B
B
BBZorlaBkalktıBVelikul.BYerineBbirBadamBoturttular.BEskiBMuhtarB
CemalBdeBkendiByerineBbiriniBbuldu.BKaba... | {
"page": 7,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 8BB
BBCemalByanBgözleBKabakBMusdu'yaBbaktı.B"(Ayı!..)"BdediBiçinden.B
"(Ayı,Bayı!..BTadıBtuzuBolmazBbuBişin,Bayı!..BBiriBbirBtel,BinceBbirBçayır!B
ÖbürüBkooskocaBbirBayı!..)"B
B
BBKöpekBayaklandı.B
B
BB"Suuuuust!"BdediBCemal.B"YatBaşağı!.."B
B
BBKöpekByattıBaşağı.BMusdu'nunBatınıBsayvanaBbağladılar:BHeybesiniB
indird... | {
"page": 8,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 9BUlanBseninBneBçıkarınBvarBdaBalıpBgötürdünBbunlarıBevineBayBkaraBdinliB
dürzü?.."B
B
BBKahveciBKocaBLinlinBgeçiyordu:B
B
BB"EnayiBenayiBsoruyorsunuz!"Bdedi.B"BuBköydeBŞişgöbeğinBesasB
bokByedicibaşıBkim?BEskiBMuhtarBCemal!BDürü'nünBpazarlığıBkesildiB
deBpeyBverildiBmi,BCemalBbelkiBdeBVelikul'danBdahaBçokBkazanırBdo... | {
"page": 9,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 10BbırakıpBgeldimByaniya!.."B
B
BB"Konuyu..."BdediBCemal.B"BenBdeBbilmiyorum!"B
B
BBVelikul,BKabakBMusdu'yaBbaktı.B
B
BBŞakirBHafız:B"KonuğuBsıkboğazBetmeBVelikul!BAdamBrahatcanaB
birBayranBiçsinBhiçBolmazsa!"B
B
BB"YokBcanım!"BdediBMusdu...B"NasılBolsaBkonuşacağız!"B
B
BBCemal:B"UrganBiçinBtasalanmaBcanım,Bbükerler!... | {
"page": 10,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 11Byok.BAhbaplarımınBkarşısındaBmahçupBoluyorum.BGeçenBgünBbuBhalimiB
sezdiBkocakarı.BŞimdiBkendiByok,BAllahıBvar.BKamile,BhaggatenB
kamilBavrattır.BDedi:B"EvlenBMusdu!BYokBbaşkaBbununBçaresi!BBendenB
sanaBhayırByok!BĐşteBgönlümleBsöylüyorum:BBulBbirBhelalBsütBemmiş,B
terbiyesi,BnamusuByerinde,BeliBayağıBdüzgünBkız.B... | {
"page": 11,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 12BBB"Gökçimen,BötedenBberiBbildiğim,BbeğendiğimBbirBköydür.BÖlenB
ilkBailemBzatenBburalıBolduğundan,BgündeBolmazsa,BgünaşırıBgelipBgittiğimB
birByerdir.BVelikul'unBeviBdeByolunBüstünde.BGözBucuylaBçokBdikkatB
edipBbeğenmişimdirBdahiliyesini.BYaniyaByüzüneBsöylüyorum,BkusuraB
bakmasın,BhemBdeBHavanaBbenimBözBkardaşım... | {
"page": 12,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 13B"VelikulBevdeByok!"Bdedi.BÇokBterbiyeliBkonuştu,BmemnunB
oldum!BSonraBbükecinBbaşınaBgeldim.BDedim:B"ŞimdiBbununBuygunuB
değil,BönceBkocakarınınBgelipBgörüşmesiBgereğidir,BbenimBdahaBsonraB
çıkmamBiyolur,Bama...BCanımBortadaBhüsniyetBolduktanBsonraBneBfarkB
eder?BHazretiBPeygamberimiz,BhemBdeBTanrı'nınBbüyükBaslan... | {
"page": 13,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 14BB
BBHafızBgeneBkonuştu:B"Evet!BNikahBbirBtöre!BKızBkemaliniBbulduktanB
sonraBbuBişinBdüşünecekByanıByoktur.BHemBdeBkesipBatmakBiyidir.B
BenBbuBköyünBimamıBolaraktan,BdiyeceğimiBderim.BErlikBvarlığınan.B
VaracaksanB"varBevi"neBvar,B"yokBevi"neBvarıpBsefilBolma,Bdemiş.BVereceksenB
kızınıB"varBevi"neBverBVelikul!BBab... | {
"page": 14,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 15BbanaBbırakın!BTöreyiBfazlasıylaByerineBgetirmezsemBadamBdeğilim!BKonuşmayınB
bunu!BDarılırım!BBenimBiçimdenBöyleBsöylenmeyecekBtörelerB
geçiyor.BYaniya,BVelikul'unBsadeBevini,BevininBinsanınıBdeğil,BsülalesiniB
göreyimBgözeteyimBdiyorum.BBirBdüğünByapayım,BdağlarBkayalarB
oynasın!BAnkara,BKızılcaBburayaBtaşınsın!B... | {
"page": 15,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 16BmalBgelecek:BYeniBAmerikanBmallarından...BBirBsaateBkadarBköydeB
bulunmalıyım..."B
B
BBÖtekilerBdeBkalktı.B
B
BB"BirBsaateBkalmazsın,BatınBvar!"BdediBCemal.B
B
BB"HerBneyse,BadamınBişiBvar,Bgidecek!.."BdediBHafız.B
B
BB"AtımBşahin!BAmaBhemenBgitmemBşart!.."BdediBMusdu.B
B
BBBirlikteBhayataBçıktılar.BKabakBMusduBgö... | {
"page": 16,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 17BBBKocakapıyıBdaBVelikulBaçtıBusulca.B
B
BB"BineyimBhemen!BYollarBcıvımadanBköyüBtutayım.BHavaBiyiceB
inmiş!BŞimdiBboşanacak..."B
B
BBBindirdiler.BKamçısınıBsalladıBKabakBMusdu.B"HaydiBısmarladıkB
ağalar!"BdediBhepsine.B"Cemal,Bısmarladık,Bgardaşım!BHafız,Bısmarladık!B
IsmarladıkBVelikul!.."BEpeyceBuzaklaşınca,Bdön... | {
"page": 17,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
B 18BB
BB"ÖyleBdiyelimBamanın!"BdediBVelikul.BĐlkBkezBkonuştu.B"DümbürB
düdükBetmeyelimBhemen!"B
B
BB"Tamam!"BdediBCemal.B"(GönlüBvarBdürzünün!BYaniBuçuyor!B
AmaBmasusBsusuyorBki,BnazlanacakBbiraz!..BParayıBfazlaBkoparmakB
için...BÇokBparagözdürBbuBdürzü,Bçoook!..)"B
B
BBKabakBMusdu,BatınıBdörtnalaBsürüpBgeçtiBevinByan... | {
"page": 18,
"source": "/content/downs/Fakir Baykurt_TIRPAN.pdf"
} |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.